ALTERNATİF TIP




Biosentez Laboratuvarları Araştırma Merkezi
Alternatif Tıp: İnsanlık tarihiyle başlayan ve günümüz dünyasında modern tıbbı tamamlayıcı olarak tanımlanan alternatif tıp, uzun yıllar boyunca tıbbı bitkisel droglar ile tedavi yöntemlerini içermektedir.
Alternatif tıp, 1827 yılına kadar kullanılmıştır.
Modern tıp ise, antik çağda Yunanistan’da, 5. yüzyılda Latince tıp literatürü üzerinden eğitim almış Yahudilerin kurduğu ortodoks tıp literatürü ile şekillenmiştir. Bu literatür, kimyasal tedavi yöntemlerini içerirken, Müslüman milletler tarafından anlaşılamayan bir tıbbi terim diline sahiptir. Oysa ki tarihi derinliklere inildiğinde, kutsal kitabımız (Kur’an-ı Kerim) içinde Lokman Hekim’in adı geçmektedir. Allah (cc), Lokman Hekim’e tıbbi bitkilerle konuşma ilmini ve yeteneğini bahşetmiştir.
Gerçeklere bakıldığında, dünyanın en büyük tabibi, tabiplerin baştabibi olan Lokman Hekim’dir. Ancak ortodoks emperyalistlerin bu gerçekleri gizlemesiyle, tarihin karanlık sayfalarına itilmiştir. Ardından, İbn-i Sina, Davut el-Antaki ve Farabi gibi büyük bilim insanları yetişmiş olsa da, bizim tarihi gerçeklerimiz ve zenginliklerimiz yok sayılmıştır. Bu tıbbi çalışmalar, emperyalist güçler tarafından geriye itilmiş ve Osmanlı İmparatorluğu’nun parçalanmasıyla 1917’de Bağdat’taki bilim hazinesi kütüphanesinin yakılmasıyla, 5 bin yıllık alternatif tıp kaynakları yok edilmiştir. Bunun sonucunda, insanlık modern tıbbın kimyasal tedavi yöntemlerine mahkum edilmiştir.
Böylece, alternatif tıp yok olma noktasına gelirken, modern tıpta kanser gibi hastalıkların tedavisi yetersiz kalmış, sayısız hastalık artmış ve insanlık çaresiz kalmıştır.
Dünya Sağlık Örgütü’nün, kanser hastalarının modern tıptan çare bulamayarak alternatif tıpta arayışa girdiklerini söylediği gözlemlenmiştir. Kimyasal tedavi ilaçları ile hastalıkları baskılamak dışında, herhangi bir netice alınamadığı herkesçe bilinmektedir.
Bu nedenle, modern tıbbı destekleyici olarak alternatif tıp, en iyi tedavi şeklidir.
Alternatif tıp, dünyada karmaşık ve zor anlaşılır bir literatür dalı olarak kabul edilse de, bu alanda yetişmiş bilim insanı, doktor, eczacı, biyolog, mühendis ve araştırmacılar oldukça azdır. Dolayısıyla, aroma terapisi, fitoterapi veya geleneksel tedavi yöntemlerinin uygulanması çabaları gösterilse de, bu alanda yapılan araştırmalar ve geliştirmeler olmadan alternatif tıbbı anlamak kolay değildir.
Lokman Hekim’in tarihi arşivlerde yer alan sözlerinden birine göre, Allah (cc) Lokman’a “Udihindi” ile konuşma yeteneği vermiştir. Lokman Hekim, “Ey Udihindi, Allah seni hangi hastalık için yarattı?” diye sorduğunda, Udihindi şöyle cevap verir: “Beni mide hastalıkları için yarattı; benden başka hiçbir ilaç yoktur ki benim gibi faydalı olsun.”
(Tasavvuf ve Ledün İlmi): Bu tür alternatif tıp literatürlerini çözmek, günümüz dünyasında oldukça zordur. Avrupa’ya giden Lokman ve İbn-i Sina’nın kitaplarıyla tıp doktorları eğitim almış olsalar da, tasavvuf ve ledün ilminde derinliklerine inmek mümkün olmamıştır. Allah (cc), sırları ve bilgileri zarf içinde zarfta, sır içinde sırda gizlemiştir.
Örnek verdiğimiz bitkisel drogların yıllar süren bilimsel araştırmalarla doğru sonuçlar verebilmesi ancak mümkün olabilir.
Ayrıca halkımızın, kulaktan duyma “Bu bitkiyi kaynat, iç, iyi gelir” gibi alışkanlıklarının bilimsel temelden uzak olduğunu unutmamamız gerekir. Yanlış kullanımlar, hastaların fayda yerine zarar görmesine neden olabilir.
Bir de pazarlama firmalarının, bitki ve tabletleri hastaların zafiyetinden yararlanarak satma çabaları, sağlık üzerindeki etik dışı ticaretin tehlikeli örneklerindendir. Dürüst ticaret ahlakına sahip olmayan bu kişilerden uzak durulmalı, hastaların zarar görmemesi için dikkatli olunmalıdır.
Alternatif tıp, bilimsel bir yaklaşım gerektiren bir yol olmalıdır. Laboratuvar ortamında, bilgi donanımına sahip doktorlar, eczacılar, biyologlar ve akademik düzeyde çalışan uzmanlar tarafından uygulanmalıdır. Kimyasal katkı ve yan etkisi olmayan, doğal tedavi destekleyici bir yöntem olarak, modern tıbbın tamamlayacısıdır.
